Goodreads 2024 En İyi Bilim Kurgu Romanı: Zaman Bakanlığı

zaman bakanlığı
Paylaş:Paylaş FacebookPaylaş TwitterPaylaş BlueskyPaylaş PinterestTakipleşelim:LinkedinGoodreadsEmailFollow_xInstagram

Zaman Bakanlığı ile ilk karşılaştığımda, hem çok sürükleyici hem de zihin açıcı bir roman okuduğumu hemen anladım. Yakın gelecekte geçen bu hikâye, devletin kurduğu gizemli bir bakanlığı, tarihin farklı dönemlerinden koparılan “göçmenleri” ve onlara rehberlik eden bir memuru bir araya getiriyor. Komutan Graham Gore’un buzlarla kaplı Kuzey Kutbu’ndan günümüz Londra’sına uzanan yolculuğu, hem kahkaha attıran uyum çabaları hem de tarihle yüzleşen duygusal anlarla akıp gidiyor.

Çevirirken en sevdiğim yan Graham’in bu yabancı dünyaya olan meraklı tavrını ve göçmenlerin kaotik dinamizmini en az benim kadar yabancılayan bir anlatıcı tarafından Türkçeye taşımaktı. Zaman yolculuğu, bürokrasi, aşk ve tarih bir arada, ama okuması son derece akıcı ve sürükleyici bir roman. Umarım Zaman Bakanlığı’nı okurken siz de bu tuhaf ama çok sevimli dünyanın içinde benim kadar keyifle kaybolursunuz.

Tanıtım

Yakın gelecekte, bir devlet memuruna hayalindeki maaş teklif edilir ancak hangi projede çalışacağını bir süre sonra öğrenir. Yeni kurulmuş bir bakanlık, tarihin farklı dönemlerinden “göçmenleri” toplayarak zaman yolculuğunun hem beden hem de uzay-zaman dokusu açısından olanaklı olup olmadığını araştırmaktadır.

Memura “köprü” görevi verilir: Görevi, “1847” ya da Komutan Graham Gore olarak bilinen bir göçmenle birlikte yaşamak ve ona rehberlik etmektir. Tarihe göre Komutan Gore, Sir John Franklin’in 1845’teki talihsiz Kuzey Kutbu seferinde ölmüştür. Dolayısıyla baldırlarını örtmeyen bekâr bir kadınla yaşamak, “çamaşır makinesi”, “Spotify” ve “Britanya İmparatorluğu’nun çöküşü” gibi akıl almaz kavramlarla çevrili olmak onun için fazlasıyla kafa karıştırıcıdır. Yine de keşfetme arzusuyla, günde yedi sigaralık alışkanlığıyla ve kaotik ama sevimli diğer göçmenlerin desteğiyle yeni hayatına kısa sürede uyum sağlar.

Bir yıl içinde, köprünün başlangıçta yalnızca “katlanılmaz bir ev arkadaşı ilişkisi” olacağını sandığı durum, çok daha derin bir şeye dönüşür. Bakanlığın projesinin gerçek yüzü ortaya çıktığında, köprü kendini beklenmedik, tutkulu bir aşka kapılmış bulur ve bu aşkın, hayal edemeyeceği sonuçları olur. Onları bir araya getiren seçimlerle yüzleşmek zorunda kalan köprü, sonunda yaptığı bir sonraki şeyin geleceği değiştirip değiştiremeyeceğine, dahası buna inanıp inanmadığına karar vermek zorunda kalır.

Tarihe gömülü yaşarken, tarihe karşı koymak ne anlama gelir? Kaliane Bradley’nin yanıtı, değişen bir dünyada birbirimize borçlu olduklarımıza dair unutulmaz, ışıl ışıl bir anlatıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir