İster yeni başlamış bir çevirmen olun, ister yılların emektarı, bazen “Hangi sözlük?” sorusunun tek bir doğru yanıtı yok. Okullarda TDK kullanıldığı için daha genç okura seslenen bazı yayınevleri TDK’yi temel alırken, çağdaş roman yayınevleri Alpay’ı veya Asım’ı tercih edebiliyor. Yalnızca Dil Derneği’ni esas alan yayınevleri de var.
TDK’nin son yıllardaki güncellemeleri, özellikle yazım tercihleri konusunda, edebiyat emekçilerinin kafasını karıştırabiliyor. Bu belirsizlikte yayınevleri alternatif kaynaklara yöneliyor. Çoğu zaman bir sözcüğün “en doğru” yazımını aramaktan çok, yayınevinin tercihleriyle güncel kullanım örneklerini birlikte düşünerek karar vermek gerekiyor.
Bir de işin güncellik tarafı var: Bazı sözlükler yeni kullanımları daha hızlı yakalarken, TDK’de karşılıkların geç görünmesi sık konuşulan bir mesele. Örneğin “selfie”? Günlük hayatta “özçekim”i gerçekten kaç kişi kullanıyor? “Drone” ise hayatımıza girdikten nice zaman sonra kendisine yerel bir ad buldu: “tepegöz”.
Sonuçta çevirmen için tek bir “doğru sözlük” yok. Çoğu zaman belirleyici olan, çalıştığımız yayınevinin yazım politikası ve metnin tonu oluyor.







